RSS

Kategori arşivi: cim bom

>Let’s Kick Raşitizm Out Of Football!

>”Lincoln” diye inliyordu tribünler ama adam top oynamıyordu. Yaptığı en beğenilen hareketi hatırlıyor musunuz? Volkan’la kavga edişi. Adam ondan sonra iyice tribünlerin sevgilisi oldu, altına yattı bütün Ali Sami Yen’in. Akıllarda ise en teknik hareket olarak bilmemkaç fark atılan Hacettepe maçının tüm golleri atıldıktan sonra 2-3 kişiye attığı aşağılayıcı çalımlar kaldı. Bir de Erdoğan Arıca’nın sitemleri.

Abdürrahim Albayrak ne güzel demiş; “Brezilyalıların aldığı para haramdır” demiş. Çok saf ama yerinde bir açıklama. Yıllarca CM-FM ekolünde yetişmiş bir insan olarak şunu eklemek istiyorum: Arsenal’inden Inter’ine, Valencia’sından Manchester United’ına kadar tüm kulüpler CM-FM kanalıyla oyuncu bulurken, niçin bizim kulüpler 2. sınıf dünya yıldızlarına eşoğleşşek yüküyle para veriyor? Neden takımlarımızda birer tane yıldız varken tarih yazıyorduk da, şimdi her takımda ikişer üçer yıldız varken babayı alıyoruz?

Fenerbahçelilere laf anlatmak zor, onları dışarıda bırakalım. Beşiktaş’ı da Beşiktaşlılar düşünsün. Fenerbahçe her transfer sezonunun en çok para harcayan kulübü olur zaten, hep hüsran hep hüsran. Beşiktaş desen, zaten başkan odaklı; her başkan kulübü kendine muhtaç bırakmak için elinden geleni yapıyor. Yoksa flaş transfer falan hikaye. Dostlar alışverite görsün. Galatasaray olacak takım, ben kendimi bildim bileli krizde arkadaş. 4 yıl üst üste şampiyon olundu, yerliler sürekli “Paramızı alamıyoruz, alsak da geç – eksik alıyoruz” diye isyan etti. UEFA Kupası alındı, ödül bir yana, borçlu çıktı kulüp karaborsa bilet satmak yüzünden. Ertesi sezon Şampiyonlar Ligi’nde yarı final gördük; sonra elde ne kadar adam varsa bedavaya kaybettik hepsini; para yoktu sözleşme yapacak. Apartman dairesine fit olan Lucescu’yu da kovduk.

Türkiye Süper Ligi, şu an dünyada canlı yayın bedeli olarak dünyanın en değerli 5-6 ligi arasında. Türkiye’nin üç büyüklerine bak; ilk üçte bir tek Fenerbahçe var, onu da taraftarları bile hayretle karşılıyor. 2008’de şampiyon olan Galatasaray şu an ligde 10. sırada. Quaresma’lı Guti’li Beşiktaş 5inci. Geçen yılın şampiyonu Bursaspor’un forveti Sercan (75 maç, 20 gol: pozisyon forvet. Hadi bakalım) Şampiyonlar Ligi’nin prestij maçında gol attı diye sevinçten kıçını yırttı. Ligin lideri Trabzonspor’da forma sattırmak amacıyla alınmış o dünya yıldızlarından bir tane bile yok. Ligin 4.sü Kayserispor 16 maçta 20 gol atabilmiş. 6. Karabükspor ikinci ligden yeni çıktı. Forveti de her maçta gol atan 23 yaşındaki, bir kez bile milli olmamış Nijeryalı Emenike. Biz de bu ligdeki herhangi bir kulüpten Avrupa’da başarı bekliyoruz.

Bu ülkede futbolun altyapısı oluşmadan bir pazar haline getirildi. Yıldız alıp forma satmaya çalışmalar, süpersonik hocalar getirip transferi hocaya sormamalar falan. Yahu Rijkaard, Mustafa Sarp gibi bir adamı almak ister mi? Tabata’yı kim ne yapsın? 28 yaşındaki Güiza, tek forvet oynadığı orta sıra takımı Mallorca’nın bir sezonda attığı gollerin yarısını attı diye 30 milyon Avro gözden çıkarılıp alınır mı? Pazarlamayı futbolun önüne koyarsanız babayı alırsınız. Barcelona eşşek gibi, hayvan gibi para kazanıyor. Kimi aldı yıldız diye? Geçen sezon İbrahimovic: Karşılığında Eto’o’yu verdiler, bir de 40 milyon Avro. Ayıp olmasın diye; yoksa transfer yapmayacaklardı bile. Bu sezon? David Villa. 40 milyon Avro. Bizim takımlar her sezon harcıyor o parayı; bir sonuç var mı? Yok. Koskoca Barcelona’nın geri kalan oyuncuları? Xavi, Iniesta, Messi, Valdes, Pique, Puyol, Pedro, Bojan… Altyapı hepsi. Galatasaray ise altyapıdan oyuncu yetiştiriyor ki takasta kullanabilsin. Çağlar geldi, hoş geldi. 5 adam verdik karşılığında. Sonuç: Çağlar ilk maçına 15. haftada çıktı.

Sonuç olarak, ben bunları niye yazdım: Bir futbol ekolümüz olsun olmasın (ki yok), takımlarımızın bir oyun stili var. Fenerbahçe yıllar yılı topa sahip olup, teknik oyuncularla yerden oynamayı ilke edinmiş bir takım. Brezilyalılardan verim alabilen belki tek Türk takımı. Galatasaray desen; sürekli ileri doğru oynayan, fizik gücü yüksek, kanat oyunu oynayan bir takım. Beşiktaş da genelde bir veya iki kişi üzerine sistem kurar, rakibe göre o kişileri ya yem, ya koz olarak kullanır. Allah aşkına, şu takımların bir geçmişine bakın; hep böyleydi. Fenerbahçe gitti Anelka aldı, n’oldu? Sktir oldu gitti. Güiza? Keşke sktir olup gitse. Gol kralı Semih? Yedek. En iyisi kim Fenerbahçe’nin? Agresif, katil, canavar Lugano. Beşiktaş. Geçen yıl Guti, Quaresma mı vardı? Yoktu. Kim iyi oynadı? Dümdüz, kütür kütür bir adam olan Ernst. Pekiii, bu sezon bir tek Quaresma sakatlandı diye, Real Madrid’i çalıştırmış hocanın başında olduğu takım dağılmadı mı? Bir de Galatasaray: Lincoln geldi, bir ske yaramadı. Yolladık. Akıllandık mı? Ne münasebet! Elano aldık. Ne işe yaradı? G.tümüzde patladı herif. Şu an tribünler kimin ismini haykırıyor? Lorik Cana! E be kardeşim, anlayamadınız mı? Türkiye’ye Brezilyalı gelecekse, Fenerbahçe’ye gelsin! Galatasaray, ulan Galatasaray; yabancı mı alacaksın? Lan doldurun takımı Sırpla, Hırvatla, Arnavutla! Bir tane daha yıldız alırsanız Allah belanızı versin. Ulan veriyorsunuz garanti parayı herife, oynar mı be!

Reklamlar