RSS

Kategori arşivi: Dr

>Dekolteden Tahrik Olan Profesörler Ülkesi

>Boynunun kenarı görünüyordu. İnanır mısın; böyle içten dışa doğru titremeye, sarsılmaya başladım. sonra baştan aşağı süzdüm bi: Başörtüsünün kenarından bir tutam saç taşmış, her adımını attığında hop hop sallanıyordu böyle yukarı aşağı. Üstten iki düğmesi açılmış o pardesü, seksi olduğu besbelli vücut hatlarını saklamaya çalışıyordu ama hayalgücünü çok feci körüklüyordu o sallanan bir tutam saç. Dönüp bir de “Hayırlı günler efendim” deyince, anladım ki aranıyor. Yakaladığım gibi…

Tesadüflere mi inanalım arkadaş bu yaştan sonra? Herkesin kendi hayatında yaşadığı tesadüfler var evet; bireysel anlamda tesadüflere inanan ve güvenen bir insanım lakin tesadüfler toplumsal olarak yaşanmaz. Öyle bir dünya yok. Önce “Su testisi su yolunda…” diyen Hıncal, sonra CHP’li kadınlara “Bunlar tornadan çıkmış” diyen Tayyip, şimdi de bu kadın kurbanı tecavüzcülere koltuk çıkan dekan mıdır nedir o işte. Biri sansasyon peşinde, biri oy peşinde, biri de kaypaklık peşinde; yaranma derdinde. Bunlar bana tesadüf gibi gelmiyor. Bu bir trend. Türkiye’nin şu anki trendi; kadını aşağılamak.

Hayvanlık, öküzlük, aşırılık artık muhafazakarlık olarak adlandırılıyor bu ülkede; geleneklere ve dine bağlı olmak olarak. Ulan biz de aynı dine inanıyoruz, biz de aynı Kur’an’ı okuyoruz. Şu olanlara bak; bir kız canlı canlı gömülüyor, erkeklerle konuştu diye. Konuştu! Bu suçu işlettiğim 100lerce kız var. Tanıdığım tüm kızların canlı canlı gömülmesi lazım. Ha biri hariç, onunla konuşamadım. Neyse. Türkan Saylan başörtüsü düşmanı oldu, Ergenekoncu yapıldı. Türkiye’nin kızları ondan gördüğü hayrı Türkan Saylan’ı karalayanlardan gördü mü hiç? Yok, onu kimse sormaz zaten. Şimdi bir de dekolte, tecavüz için hafifletici neden haline getirildi bir profesör tarafından. Türkiye’de profesör olmak ne kolay lan.

Türkan Saylan’ı karaladık, kızlarımız mü’min kaldı. Ülke tam bölünüyordu, Hrant Dink’i vurduk; bölünmedi. Katilini bayraklara sarıp beraber fotoğraf çektirdik, birlik ve beraberlik perçinlendi. Erkeklerle konuşan kızı gömdük, namusumuz temizlendi. Rahibi katlettik; ülke misyonerlerin elinden kurtuldu, İslam’ın Türkiye’deki bekası sağlandı. Askerleri içeri attık, ülke daha güvenilir hale geldi. Gazetecileri hapse attık, basın özgürleşti. Buna tepki gösteren Amerika’ya sert yaptık, ikili ilişkilerimiz mis gibi oldu.

Ne kadar iffetli bir toplumuz lan biz. Son dönemde öyle bir iffetlendik ki, mankenlerin biri kucağından inmeden diğerini oturtan Hıncal bile Defne’nin ölümünü ilahi adalete bağladı. Uzun zamandır beynine kan gitmeyen Hıncal’ın düşünce sistemine göre acaba kendisi ilahi adaletten muaf mı? Erkeklerle konuştuğu için diri diri gömülen Medine de su yolunda kırılan bir testi mi? Dekolte olayını sormaya gerek yok zaten, Ece Gürsel’le takılmışlığı olan bir adam herhangi bir dişi hayvanın oturup kalkışından tahrik olabilir.

Sonuç olarak, yukarıda yazdıklarımdan kimsenin şikayeti olmayabilir. Lakin benim bir sıkıntım var; bu Profesör Orhan Çeker ile aynı ortamda bulunan binlerce kız var. Adam haykırıyor işte “Dekolteden tahrik oluyorum, dekolteli giymeyin; kayarım” diyor. Ya bu üniversiteye kızlar gitmesin, ya da bu adamı alsınlar buradan. Kızlı erkekli tüm öğrencilere de bir uyarım olacak; bu adam etrafınızdayken yere paranız düşse, almak için eğilmeyin. Mazallah…

Reklamlar