RSS

Kategori arşivi: dylan dog

>Neden? – IV – Hayvan Olmak İsteyen Adam

>
Çok değişik bir rüya gördüm. İstanbul’a doğru gidiyordum motorsikletle (rüya işte, bisiklete bile binemiyorum ki!), ama kafamı sağa sola çevirdikçe gördüğüm yer rüya İstanbul’uydu: Yıkık dökük binaların falan arasından geçiyoruz, yol toprak, ama 5-6 şeritli bir yol. Nasıl oluyorsa artık. Neyse; yolda bir gürültü bir kıyamet; kornalar sirenler. Kafam şişiyor. Sonra deviriyorum motorsikleti hızla giderken. Ellerimin falan kanadığını hissediyorum; bir bakıyorum, ellerim yok! Ellerimin yerine tekerlek var! Motorsiklet benmişim meğer. Son derece normalmiş, 27 yıldır motorsikletmişim zaten gibi doğruluyorum (nasıl?!), gaz veriyorum falan. Rampalar buluyorum uçacak, benzin istasyonuna uğruyorum, hatta çok afedersiniz çişim geliyor benzin aldıktan sonra tuvalete gidiyorum; bir de diyorum ki “Ulan keşke benzini almadan önce gitseydim tuvalete, bak döktük yarısını benzinin!” Hemen ruh hastası falan demeyin. Bir dinleyin önce.

Çeşitli (özel) nedenlerden dolayı kafayı rüyalara, psikolojiye, bilmemneye takmış haldeyim. Zaten roman-hikaye tarzı kitapları minimum düzeyde okuyup sürekli ansiklopedi, sözlük falan okuyan zevksiz, ukala bir kişi oluşumdan mütevellit; niçin daha da sıkıcı bir uğraş edinip psikoloji kitapları okumuyorum dedim kendi kendime. Verecek cevap bulamayınca okudum da. Aradığım şeye cevap bulamadım ne yazık ki: Rüyamda hayvan olmak istiyorum ben.

Rüyamda motorsiklet olmak çok ilginç bir deneyimdi. Geneli anlamında rüya değil kabus gördüğüm için çok da kalp çarpıntısı yaratmadı; bu da başka bir artıydı. Sürekli kaçmalar, kovalamalar, saklanmalar ve “seek & destroy” tadında aramalar oluyor rüyalarımda benim. Sürekli heyecan, aksiyon, gerginlik. 10 yıldır yorgun kalkıyorum yataktan. Belki bunu okuyan bir psikolog falan (ne işi olur lan burda psikoloğun?) manasını bana söyler: Rüyada sürekli birilerini öldürmek de ne oluyor? Ya da birileri tarafından öldürülmek? Yahu sıkıldım! Bir başkası bir başkasını öldürse de Dedektif Morse, Hercule Poirot, Dylan Dog tadında bir rüya görsem artık!

Eskiden uçardım rüyalarda; kollarımı sıktığım gibi havalanırdım. Sağa sola manevralar, saltolar, burgular pek kolaydı. Bir on yıl oldu herhalde uçmayalı. Sonlara doğru uçarken düşmeye başladım rüyalarda, motor arızası varmış gibi. Sonra hepten kesildi uçma olayı. Özledim. İnsanın rüyalarında, normal zamanda yapamadığı şeyleri yapıyor olması gerekmez mi? Yani, rüya bir denge unsuru değil midir insan için? Neden hayatımız depresifse rüyalarımız da depresif oluyor? Ölelim mi lan? Günde 24 saat depresyon! Cevap aradığım soru da bu işte. Kişilik itibariyle kendi kendini yatıştırıcı, “Ahhh, her şey o kadar güzel olacak ki, hep geçicek bunnar ehi!” düşüncesine sahip bir insan olmak, yatmadan önce klasiğinden popuna bir sürü, kusturacak derecede pozitif şarkı dinlemek neden güzel rüyalar görmek konusunda işe yaramıyor? Ciddi bir konu bu. Eğilelim Zekeriya.

İnsanın bilinçaltı her gün görüp duyduklarıyla, düşündükleriyle zaten pazartesi sabahı 500T’si gibi oluyor, bunu biliyoruz. Rüyalarımızda gördüklerimizin bilinçaltımızdan bağımsız şeyler olması zaten mümkün değil bu yüzden. Daha önce yaşamadığımız, hayal etmediğimiz şeyleri rüyalarımızda nasıl görelim ki? Yani tamam, zaten kanatlanıp uçan kimse yok aramızda ama en azından hepimizin kafasında uçmanın nasıl bir his olduğuna dair birşeyler var. Gerçek uçma hissi olmasa bile rüyamızda beynimiz sanal bir uçuş hissi oluşturabiliyor; muadil olacak tecrübelerimiz ve uçmak hakkındaki fikirlerimizden yola çıkarak. İşin bu kısmı tamam, eyvallah. Bir de vücudumuzun fiziksel-ruhsal dengemizi korumak adına yaptıkları var mesela. Geriliriz, üzülürüz, sinirleniriz; beden daha fazla yüklenmemek için ağlatır bizi. Ağlamak, vücudun denge sağlamak (tamam lan tamam, kullanıyorum o kelimeyi), boşalmak için verdiği bir karşı tepki. Rüya neden bir denge unsuru olarak çalışmıyor da; iyice bünyenin bokunu çıkarmaya çalışıyor?

Çok birşey istemiyorum; rüyamda hayvan olmak istiyorum ben. At olayım mesela. Otlayayım, koşturayım. Fil olayım ya da, hortumuma su çekip üstüme pıslayayım. Koala olayım, sarılayım okaliptüsüme, sevdiceğime… Kafamda hiçbir düşünce olmasın. Hiçbirşey kovalamasın beni, geyik falan olmayayım. Aslan falan da olmak istemiyorum. Dırdır olmasın, kavga gürültü olmasın; huzur istiyorum lan işte huzur! Rüyamda hayvan olmak istiyorum!

Aq senin Freud!