RSS

Kategori arşivi: Eski Çarşı

>Islatılıp Dövülmek İsteyen Adam

>Ohhhh, mis gibi donuma kadar ıslandım. Mado’da Ali kardeşimle içtim bir güzel kahvemi, hunharca yağan yağmur altında koskocaman bir kavis yaptım Ziraat Bankasının oraya doğru, sonra Çoban Mustafa Paşa Camiinin ordan evime döndüm. Eve gider gitmez tartıldım, 3 kilo fazlam var. O derece ıslandım yani. Arada gerekiyormuş, keyfime diyecek yok şu anda.

Aslında sıkı giyinmiştim ama öyle bir yağmur var ki, içerden ıslandım. Ben öyle tosbağa gibi kafamı bedenime sokmaya çalışmıyorum yağmurda. Bir dakika… İçerden ıslanmak biraz kötü bir tabir oldu. Şimdi yağmur yukarıdan yağdığı içün; patır kütür kafamın üstüne düşüp iyice saçlara bir yedirdi suyu. Sonra kulaklardan burunlardan enseden doğru montun içine sızmaya başladı, arkasından sırtımdan belime doğru akarak dona doğru ilerledi. İçerden ıslanmak derken kastettiğim budur efendim.

Her ne kadar belediyeciğimiz çalışsa da, efenim 5 ışıkyılı yağmur kanalı döşedik diye hava atsalar da normal seviyede yağan yağmurda bile ayak bileğine geliyor yol ortasındaki su. Buruştu ayağımın tabanı 3 saat banyo yapmışım gibi. Bebek ayağı gibi oldu. Ayağımın altını gıdıkladım bebek refleksi verecek miyim acaba diye ama gayet 26 yaşında adam tepkisi verdim: “N’apıyorum lan ben manyak mıyım akşam akşam?”

İnsanın kafasına kafasına yağmur inmesi strese çok iyi geliyor bak, aklınızda bulunsun. Çatır çutur patlıyor ya kafanızda; dayak yiyormuşsunuz gibi hissettirip bedeni rahatlatıyor. Şimdi artistlik yapmayın, hepiniz ara sıra dayak yemek istiyorsunuz. Gerginlik alır deneyin. Ben dayak yemeyeli yıllar oldu ama kaşınıyorum bu aralar mesela. Atar yapıyorum, gider yapıyorum ki kalabalık gruplara, taşlarla sopalarla dalsınlar bana ağzımın burnumun yerini değiştirsinler diye lakin adamlar da diyor ki “Ulan 5 kişiyiz herif bize gider yapıyor bir bildiği var herhalde, uzayalım hafiften.” Vallahi bi numara yok oğlum bende. Karşılık vermeyeceğim, cidden bak.

Bir dahaki yağmur yürüyüşümde polislerden bir hareket bekliyorum. Yani polisleri bir şekilde kızdırıp kendimi dövdürmek güzel olur ama adli bir vaka olmasın, sicilime işlenmesin. O tarzda bir sinir bozma hareketi. Copla dövsünler falan. Cop kırılıyor mu? Kırılıyorsa sırtımda kırılmasını tolere edebilirim. Yüzüme vurmasınlar ama. Haa, dur bak; aklıma geldi de polisler bu işin eğitimini aldığı için can yanmasından daha ölümcül sonuçlar ortaya çıkabilir. Bir fitness salonunun önüne mevzileneyim en iyisi ben. Çıkanlara laf atıp sarkıntılık edeyim. Hafiften başlar, önce kadınlar belli bir yere kadar vurur, sonra çevre halkının da katılımıyla bir şölene dönebilir yediğim dayak. Bak bu güzel oldu Zekeriya. Gelsene yarın akşam, bir deneyelim.

 

>Gebze: Batman’siz Gotham City

>Emniyet müdürlüğünün önünde cinayet işlenebilen güzel şehrimiz Gebze’nin tabelasında yerleşik nüfus yaklaşık 300bin olarak gösterilmiş olsa da; çeşitli illerden gelen cepçisiyle, gaspçısıyla, katiliyle, p.zevengiyle, o.ospusuyla, kedisiyle, köpeğiyle Türkiye genelinde günlük nüfus bakımından İstanbul’un önünde birinci sırada yer alır. Bitki örtüsü, çarpık yerleşim ve sanayinin iç içe geçtiği bölgelere özgü bir çeşit olan “asfalt”tır. Bu durum yöre halkını çok açmadığından tatil günlerinde beton ve kaldırım taşlarının hakim olduğu bölgeler tercih edilir. Yeşil renk ve doğa güzelliği, evrimini farklı yönde yaşayan şehir halkında çeşitli rahatsızlıklara neden olduğundan, adeta bir hastalık yuvası haline gelen sahil beldesi Eskihisar’da halkın ihtiyaç ve isteği doğrultusunda başlatılan betonlaştırma çalışmalarında sona yaklaşılmıştır. İyileştirme çalışmalarının ilk ayağı olan kanalizasyon çalışmaları ise geçtiğimiz yıllarda sonlanmış, Gebze’nin tüm kanalizasyonları da Eskihisar’ın tam ortasından geçen “B.klu Dere”ye bağlanmıştır ki; Eskihisar’ın yöre halkının en uğrak yerlerinden biri olmasının en önemli nedenlerinden biri de budur. Şehrin iç kısımlarında ise sağda solda yüzyıllardır yabani olarak büyüyen çınarlar, çamlar ve benzeri zararlı bitkiler nihayet sorumlu belediyecilik anlayışıyla yerlerini beton, mermer ve tek tük palmiyelere bırakmıştır.

Faunası çok çeşitli canlılar barındırır güzide Gebzemizin. Pek çok türün çiftleştirilmesiyle oluşan ve sürü halinde gezen köpekleriyle modern çağda bir Paleozoik dönem nostaljisi yaşamak mümkündür. Aşıları yapılmış bu vahşi köpeklere kendinizi gönül rahatlığıyla ısırtabilirsiniz; ya da onlar sizi zaten ısıracaklardır ama endişe edilecek bir durumun ortaya çıkmayacağının rahatlığıyla soğukkanlı bir şekilde heveslerinin geçmesini bekleyebilirsiniz. Eğer safari tadında bir macera yaşamak isterseniz de, bölgede bulunan 3-10 yaş arası çocuklardan bu hayvanlarla nasıl baş edilebileceğini öğrenmek ilk tercihiniz olmalıdır; köpeklerin kuyruğunu kesmenin ve kedilerin gözünü oymanın tadına varın!

Gebze’ye özgü bir diğer hayvan çeşidi de sokak kedileridir. Dünyanın dört bir yanından özenle seçilerek getirilen kedilerin doğal yaşam alanları aslında Gebze’dir. Kah bir apartmanın çatısında, kah bir ciğercinin önünde karşınıza çıkan bu sevimli yaratıklar, dostça uzattığınız şevkatli ellerinizi tırmık içinde bırakıp kan revan içinde size geri vereceklerdir; kedilerimiz çok insan canlısıdır. Aynı zamanda sportif anlamda da çok faydalı olan Gebze kedileri, Gebze gençlerinin ata sporunun vazgeçilmezidir. Akşamları köpeklerini gezdirmeye çıkan şehir gençlerinin en büyük eğlencesi olan bu spor, kuytulara kaçıp saklanan kedilerin köpekler tarafından yakalanıp parçalanması gibi bir kurala sahiptir.

Kanatlı hayvanlar sınıfından en çok rastlananı martıdır. Denizden yaklaşık 2-3 kilometre içeride olmasına rağmen Gebzemizi ziyaret etmelerinin nedeni ise, henüz b.k yemeye evrilmeyişleridir. Evrimin basamaklarını Gebze’nin diğer canlılarından daha yavaş tırmanan martılar, şu anda çöp karıştırma tekniğiyle yiyeceklerini elde etmektedir ki; yere bu kadar yakın olmaları Gebzemizde gıda sektörünün çeşitlenmesi açısından büyük önem taşır. Gündüzleri gökyüzünün hakimi şuh sesleriyle kargalar, saksağanlar ve sigara izmaritlerini tırtıklayan serçelerdir. Geceleri eski binaların etrafında uçan yarasaları sapanla vurmak 3-10 yaş arası çocukların en büyük eğlenceleri arasındadır. Bir diğer sık rastlanan kuş çeşidi olan güvercin de, orta yaşlı kedilerin dişleri arasında sıkça görülebilir.

Gebze mutfağı, özgünlüğü ve doğallığıyla damaklarda yıllarca unutulmayacak tatlar bırakacak cinstendir. Her gün gerçek bir Gebzeli gibi kuyumcu ve telefoncu vitrinlerine bakmaktan yorgun düştüğünüzde bir lokantaya girip helal olarak kesilmiş at, eşek ve domuz etinden yapılmış egzotik menülerden tatmak vazgeçemeyeceğiniz bir alışkanlık haline dönüşebilir. Eğer şanslı bir gündeyseniz kedi tantuni, martı döner veya köpek kıymasından köfte yiyebileceğiniz bir yer bile bulabilirsiniz. Yiyeceklerinizle birlikte mutlaka karabiber görünümü verilmiş sigara külü, kırmızı biber görünümü verilmiş kiremit tozu isteyiniz; yemeğin ardından da antep fıstığı görünümü verilmiş bezelye ezmeli baklavadan tatmadan ziyafetinize son vermeyiniz.

GEBZE’DE SOSYAL YAŞAM

Gebze, küçük şeylerle mutlu olma kentidir aslında. Gece saat 9’dan sonra sokakta bir bayan görmek erkekler tarafından; yanında sevgilisi, eşi veya nişanlısı olup olmadığına bakmaksızın naralarla, sözlü sataşmalarla kutlanır. Mevsimi olmadığı zamanlarda bile asker uğurlama konvoylarını neredeyse tüm sokaklarda görebilirsiniz; gece saatin kaç olduğunu umursamaksızın davetkar bağırış çağırış ve böğürüşlerle uyuyan tüm insanları sevinçlerine ortak etmek isteyen gençlerin arkadaş canlısı davranışları imrenilecek türdendir. Gebze insanı paylaşmaya da çok önem verir; günün herhangi bir vaktinde paranızı, sigaranızı hatta kız arkadaşınızı paylaşmanızı isteyecek pek çok insanla karşılaşabilirsiniz; paylaşmak güzel şey…

Bayanlar açısından sosyal imkanlar gayet ileri düzeydedir. Adım başı rastlayabileceğiniz kermesler, bayanların en uğrak mekanlarıdır. Tamamı Afganistan ve Filistin temalı kermeslerde faaliyet göstererek talebe yurtlarına da gelir sağladığınızı zannedebilir, böylece ayrık otu gibi çoğalan öğrenci yurtlarının bir kanser gibi ülkemizi sarmasının önüne geçmenin huzurunu yaşayabilirsiniz. Üstelik bu kermeslere katılmanın neredeyse hiç bir formalitesi yok; ayakkabıları göstermeyecek uzunlukta bir pardesü ve kıyafetin geri kalanıyla (yani pardesüyle) tamamen uyumsuz bir türban yeterli olacaktır.

Erkekler için de alabildiğine sosyal imkanlar sunuyor Gebzemiz. Her köşe başında Gebze’ye özel, karbonatla koyulaştırılmış ve çamaşır suyuyla anti-hipersomnik etki kazandırılmış bir bardak çay bulabileceğiniz sıcacık kahvehanelere rastlamak mümkün. Sinema yerine ondan çok daha kullanışlı “San’at Sokağı”nda pek çok CD’ci bulunmakta; henüz sinemalarda gösterime girmemiş filmleri ve Türkiye’nin diğer tüm illerinde illegal olarak değerlendirilecek yapımları bu sokaktan gönül rahatlığıyla temin edebilirsiniz.